25 Haziran 2013 Salı

Alevi olmak

Alevilikle ilgili daha önce yazmıştım.
İnsanın yüreğine burkan şeyler vardır.
Kendini toplumun parçası olarak görürsün ve ne yazık ki gün gelir
İstanbul gibi önemli kente yapılacak köprüye Alevileri katletmiş bir padişahın adı verilmek istenir.
Osmanlı da o kadar padişah varken neden en gaddar olanın adını seçersin?
Gezi parkı döneminde hayatımın en önemlisi olarak gördüğüm insanları hayatımdan çıkardım.
Cahillikleri gözüme o kadar battı ki dayanamadım.
Küçükken annem kandil akşamı helva yapmıştı.
Helvaları tepsilere koydu ve komşulara dağıtmam için bana verdi.
Herkese götürdüm.
Komşularımızdan biri hocadır ama yaşlı değil.
Genç... o zamanlar 30larında. kuran kurslarında yetişmiş.
Kapısını çaldım.
Helvayı uzattım, ağız eğdi yapmacık bir gülümseme takındı ve bana bekle de tabağınızı vereyim dedi.
Kapı açık mutfağa doğru yöneldi ve helvayı gözlerimin önünde çöpe döktü.
Ağlayamadım, sesimi çıkaramadım.
Sadece sustum.
Neydim ben?
Cüzzamlı bir hasta?
Ailemde bulaşıcı bir şey mi vardı?
Yoksa Alevilik bulaşıcı mıydı?
Allah'ın emrini bu denli iyi bildiğini düşünen bir insan nasıl olur da Allah'ın yarattığı kulun kalbini kırar?
Alevi olmak zordur...
Ama zorluklara rağmen benim için Alevi bir ailede doğmak Allah'ın bana tanıdığı en büyük şanstır...
Şükürler olsun...

4 Haziran 2013 Salı

İyi misiniz?

Galiba bazı insanlar gerçekten üç maymun...
hala kitap yorumları yazanlar,
kitap kulelerini paylaşanlar,
hangi filmi izlediğini anlatanlar görüyorum.
facebook'ta piknik fotoğrafları!!!
sildim arkadaşlar.
böyle insanları sildim.
duyarlı olmak denen bir şey var.
bu öyle bir şey ki;
ne savunulan şeyin içinde olman gerekir ne de tam karşısında.
Bilincinde olursun saygı duyarsın.
Ama insanlar panik içinde çığlıklar atarken,
galeyana gelmişken,
biber gazı sabah bile burun direğini sızlatırken sen
öylece hiçbir şey yokmuş gibi aaa şunu izledim al bak şunu okudum diyemezsin.
o zaman ben sana boş okumuşsun arkadaş, boşuna yıpratmışsın o güzelim kitapları derim.

25 Mayıs 2013 Cumartesi

3 idiots

3 idiots ı izlemeyen varsa izlesin. Ağlamaktan heder oldum

23 Mayıs 2013 Perşembe

Bugün mutlu olma günü

Dün İbrahim Maalouf konseri vardı..
onu dinlerken gözlerimi kapattım ve beni hayatta nelerin beklediğini düşündüm.
Bugün hayatımın geri kalanının ilk günü.
Mutlu olmalıyım.
Mutlu olmak için kasmalı mıyım peki?
İnsan kendiliğinden mi mutlu olur yoksa onun mutlu olması için sürekli olarak bir şeylerin buna vesile mi olması gerekir?
Topraklar üzerinde neden sınırlar vardır?
Neden sen ben o diye ayırırız insanları?
Neden herkesin bir kimliği olmak zorunda?
Gülmek kadar ağlamakta yakışır bazı yüzlere...
Ağlarken hiç olmadık şeyler gelir aklınıza
Yaptığınız aptallıklar, saçmalıklar.
Yani mutlu olmak kadar üzülmekte gereklidir hayatta.
Bazı şeylerin kıymeti bilinsin diye vardır yokluklar....




14 Mayıs 2013 Salı

Lanet ediyorum,,

neden mi?
kendi ülkemde azıcık ötemizde insanlar feryatlarla kaderine yanarken sokaklarda bangır bangır şampiyonluk kutladılar.
insanlar saçma sapan programlar izlediler...
ve hiçbir şey yapmadılar.
Anneler gününde herkes mutluydu,
azıcık ötesinde anasız kalan evlatları düşünmeden herkes gülümsüyordu... Çiçekler havalarda uçuşuyordu..
ben ne mi yaptım?
hiçbir şey televizyon bulabildiğim kanallarda insanların çığlıklarını izledim. masum insanların katledilişini ve buna sessiz kalan insanları izledim.
ve bir kez daha anladım ki cahillik değil insan olamamak çok kötüymüş büyük yaraymış...

23 Nisan 2013 Salı

Üzgünken yapman gerekenler


Atam.....


Küçük hanımlar, küçük beyler!
Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı, bir mutluluk parıltısısınız!
Memleketi asıl aydınlığa boğacak sizsiniz.
Kendinizin ne kadar mühim, kıymetli olduğunuzu düşünerek ona göre çalışınız.
Sizlerden çok şeyler bekliyoruz; kızlar, çocuklar!