9 Mart 2015 Pazartesi

Aşk bir otobüsse hangi durak en müsait olanı??

Yarın biri çıkar aman kısmetin kapalı yıldızın düşük gel sana bir kurşun dökelim derse inanma... O kurşunları boynuna kolye yap daha çok işe yarar. 
Tarot kartlarından ters bacıyı seçtin ahan da kaynananla aranda bir sıkıntı olacak diyen falcının evrene yaydığı negatif elektriğin geridönüşümüyüm ben...

Napıyoruz pozitif düşünüyoruz !!!

Yoksa benim de pozitif mesajımı yuttunuz?!

18 Ağustos 2014 Pazartesi

yaşanmışlıkların ardında

Erkeklerin büyük çoğunluğu ahhh seni üzmek istemiyorum
yoksa sana karşı hissettiklerim farklı..
Gerçekten bu tip erkekler ağzına edilesi....
O zaman yakınlaşmayacaksın arkadaşım.

7 Kasım 2013 Perşembe

Okuma Şenliği Kış 2013


Pinuccia yine her zamanki gibi çok güzel bir etkinlik düzenliyor. Ne yazık ki geçen sefer etkinliğe katılamamıştım. Dün akşam kitaplığımı gözden geçirdim birkaç kategoride kitabım yok alınması gerekiyor. 

Siz de katılmak isterseniz ayrıntılar için tıklayınız.

Etkinlik 3 Kasım - 3 Mart arası sürecektir. 
Pınar'a emeği için binlerce teşekkür :)

Benim listem şu şekilde olacak ;

Kategoriler: 
(Tüm kategoriler için okuyacağınız her bir kitap en az 200 sayfa olmak zorunda):

1. Kategori (10 puan): Altın Kitaplar Yayınevi’nden çıkan bir kitap okuyanlara.
Bu kategoride Stephen King- Doktor Uyku'yu okuyacağım.(544 Sayfa) Arkadaşım kitabı okurken baya korkacağımı söyledi, hadi hayırlısı :)

2. Kategori (10 puan): Kütüphaneden ödünç alınmış veya sahaftan satın alınmış bir kitap okuyanlara.
Aziz Nesin- Gol Kralı, Tekin Yayınevi, 367 Sayfa
. Tunalı'da Kuğulu Pasajı içindeki sahaftan aldım. Bu sahafı Doktor Uykuyu tavsiye eden arkadaşım vasıtasıyla öğrendim. Çok büyük değil ama birçok kitabı bulabilirsiniz.

3. Kategori (10 puan): Adında bir hayvan adı olan bir kitap okuyanlara.
William Golding- Sineklerin Tanrısı, Mondadori Yayınevi, 250 sayfa.

4. Kategori (15 puan): 600 sayfadan uzun bir kitap okuyanlara.
Ateşle Oynayan Kız, 
Stieg Larsson, Pegasus Yayınevi, 672 Sayfa

5. Kategori (15 puan): Nobel Edebiyat Ödülü kazanmış bir yazarın bir kitabını okuyanlara.
 Türkü Söylüyor Otlar, Dorris Lessing, Can Yayınları, 234 sayfa

6. Kategori (15 puan): Türk edebiyatında klasik kabul edilen bir roman okuyanlara.
Murtaza, Orhan Kemal, Everest Yayınları, 438 sayfa

7. Kategori (15 puan): Hiç okumadığınız bir ülke edebiyatından bir kitap okuyanlara.

Doğu'nun Kızı, Benazır Bhutto, Pegasus Yayınları, 512 sayfa, Pakistan


8. Kategori (20 puan): Sinemaya uyarlanmış bir kitabı okuyup filmini izleyenlere.
Beyaz Diş, Jack London, İş Bankası Yayınlar, 258 sayfa
Filmi White Fang, 1991 IMDB : 6.5

9. Kategori (20 puan): Adında kış mevsimine ilişkin bir sözcük olan veya konusunda kış teması olan bir kitap okuyanlara.
Sisle Gelen Yolcu - Jean Christophe Grange - Doğan Kitap,680 sayfa

10. Kategori (25 puan): Yasaklanmış bir kitap okuyanlara.
Madam Bovary, Gustave Flaubert, Aden Yayınları, 476 Sayfa (
1856 tarihli roman Fransız halkının ahlaki değerlerine saldırdığı gerekçesiyle yasaklandı, yazarı yargılandı.)* Wikipedia'dan aldım...

11. Kategori (25 puan): Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk hakkında yazılmış bir kitap okuyanlara.

Henüz karar veremedim...

12. Kategori (25 puan): Yayınlanmış en az beş kitabı olan bir yazarın ilk kitabını veya romanınıokuyanlara.

Henüz karar veremedim...


13. Kategori (25 puan): Bir biyografi veya otobiyografi okuyanlara.
Hitler'in Sekreteri, Traudl Junge, Alkım Yayınevi,
317 sayfa .

14. Kategori (30 puan): Okuma yazmayı öğrendiğiniz yıl ilk kez yayınlanmış bir kitap okuyanlara.

Çılgınlığın Ötesi, Stephen King, Altın Kitaplar, 464 sayfa okumayı öğrendiğim yıl 1995

15. Kategori (40 puan): Bir üçleme veya aynı seriden üç kitap okuyanlara.
Sherlock Holmes setinden 3 kitap okuyacağım

1 Ekim 2013 Salı

İlahi Komedya

hiç ilahi komedya’yı okudunuz mu? dante’nin cehenneme yolculuğunu? ben okudum…çok güzeldi. ve o an düşündüm. edward, bucket list de bu repliği söylerken..nasıldı inferno? paradiso ve araf a göre çok daha güzeldi. tüm dünya intikamını, nefretini satırlarıyla kusuyordu. her okuduğum kitabın parçası olmayı o kadarçok istiyorum ki…keşke Vergilius olsaydım, dante ye rehber olan. O’nu cehenneme değil bugüne getirirdim….

17 Ağustos 2013 Cumartesi

Sonsuzluk ötesi

Kalbi ağrılarla kıvranan bir insanım ben
Söyleyemediğim çok şey var
Sağa dönsem bir tutukluk solumda ise yanlışlar
Ve yine ben dümdüz devam ediyorum
Arkama bakmadan...

26 Temmuz 2013 Cuma

Instagramm

Merhabalar, Supercellma'dan kıskanarak ben de instagram kullanıcı adımı paylaşayım dedim...
http://instagram.com/suzangia

Bekliyorum anacım

25 Temmuz 2013 Perşembe

Ah be Medusa


Zavallı Medusa...
Güzel olmak onun mu kabahati...
Yine bir erkek yine bir hüzün.
Athena'nın da alacağı olsun. Kocan seni boynuzladı diye olacak iş mi bu?
Çok üzgünüm Medusa...
Yerebatan Sarnıcına ne zaman gitsem senin sütunun olduğun yere geldiğimde altıma ediyorum..
Seni böyle yansıtanlar utansın!

1 Temmuz 2013 Pazartesi

Aynı olmamalıyız

Bu dünya, senden olmayanlarla hoştur. Onların sana verdiği ilimlerle, kıymetlerle, gönüllerle hoştur. Sadece senin gibiler değil, senden olmayan da çok yaşasın ki, sen de yaşa. Hele bir de onun gözüyle gör şu fani dünyayı. Herkes beyaz olsa, o zaman beyazı fark edemezsin ki. Değil mi? Veyahut da siyah. Beyaz en güzel siyahta belli eder kendini. Beni ben yapan yegane şey, benden olmayandır. O yoksa, sen de yoksun. Ne anlamın kalır ne rengin belli olur, ne de tadın.*




* Hükümet Kadın filminden alıntıdır.

25 Haziran 2013 Salı

Alevi olmak

Alevilikle ilgili daha önce yazmıştım.
İnsanın yüreğine burkan şeyler vardır.
Kendini toplumun parçası olarak görürsün ve ne yazık ki gün gelir
İstanbul gibi önemli kente yapılacak köprüye Alevileri katletmiş bir padişahın adı verilmek istenir.
Osmanlı da o kadar padişah varken neden en gaddar olanın adını seçersin?
Gezi parkı döneminde hayatımın en önemlisi olarak gördüğüm insanları hayatımdan çıkardım.
Cahillikleri gözüme o kadar battı ki dayanamadım.
Küçükken annem kandil akşamı helva yapmıştı.
Helvaları tepsilere koydu ve komşulara dağıtmam için bana verdi.
Herkese götürdüm.
Komşularımızdan biri hocadır ama yaşlı değil.
Genç... o zamanlar 30larında. kuran kurslarında yetişmiş.
Kapısını çaldım.
Helvayı uzattım, ağız eğdi yapmacık bir gülümseme takındı ve bana bekle de tabağınızı vereyim dedi.
Kapı açık mutfağa doğru yöneldi ve helvayı gözlerimin önünde çöpe döktü.
Ağlayamadım, sesimi çıkaramadım.
Sadece sustum.
Neydim ben?
Cüzzamlı bir hasta?
Ailemde bulaşıcı bir şey mi vardı?
Yoksa Alevilik bulaşıcı mıydı?
Allah'ın emrini bu denli iyi bildiğini düşünen bir insan nasıl olur da Allah'ın yarattığı kulun kalbini kırar?
Alevi olmak zordur...
Ama zorluklara rağmen benim için Alevi bir ailede doğmak Allah'ın bana tanıdığı en büyük şanstır...
Şükürler olsun...

4 Haziran 2013 Salı

İyi misiniz?

Galiba bazı insanlar gerçekten üç maymun...
hala kitap yorumları yazanlar,
kitap kulelerini paylaşanlar,
hangi filmi izlediğini anlatanlar görüyorum.
facebook'ta piknik fotoğrafları!!!
sildim arkadaşlar.
böyle insanları sildim.
duyarlı olmak denen bir şey var.
bu öyle bir şey ki;
ne savunulan şeyin içinde olman gerekir ne de tam karşısında.
Bilincinde olursun saygı duyarsın.
Ama insanlar panik içinde çığlıklar atarken,
galeyana gelmişken,
biber gazı sabah bile burun direğini sızlatırken sen
öylece hiçbir şey yokmuş gibi aaa şunu izledim al bak şunu okudum diyemezsin.
o zaman ben sana boş okumuşsun arkadaş, boşuna yıpratmışsın o güzelim kitapları derim.

25 Mayıs 2013 Cumartesi

3 idiots

3 idiots ı izlemeyen varsa izlesin. Ağlamaktan heder oldum

23 Mayıs 2013 Perşembe

Bugün mutlu olma günü

Dün İbrahim Maalouf konseri vardı..
onu dinlerken gözlerimi kapattım ve beni hayatta nelerin beklediğini düşündüm.
Bugün hayatımın geri kalanının ilk günü.
Mutlu olmalıyım.
Mutlu olmak için kasmalı mıyım peki?
İnsan kendiliğinden mi mutlu olur yoksa onun mutlu olması için sürekli olarak bir şeylerin buna vesile mi olması gerekir?
Topraklar üzerinde neden sınırlar vardır?
Neden sen ben o diye ayırırız insanları?
Neden herkesin bir kimliği olmak zorunda?
Gülmek kadar ağlamakta yakışır bazı yüzlere...
Ağlarken hiç olmadık şeyler gelir aklınıza
Yaptığınız aptallıklar, saçmalıklar.
Yani mutlu olmak kadar üzülmekte gereklidir hayatta.
Bazı şeylerin kıymeti bilinsin diye vardır yokluklar....




14 Mayıs 2013 Salı

Lanet ediyorum,,

neden mi?
kendi ülkemde azıcık ötemizde insanlar feryatlarla kaderine yanarken sokaklarda bangır bangır şampiyonluk kutladılar.
insanlar saçma sapan programlar izlediler...
ve hiçbir şey yapmadılar.
Anneler gününde herkes mutluydu,
azıcık ötesinde anasız kalan evlatları düşünmeden herkes gülümsüyordu... Çiçekler havalarda uçuşuyordu..
ben ne mi yaptım?
hiçbir şey televizyon bulabildiğim kanallarda insanların çığlıklarını izledim. masum insanların katledilişini ve buna sessiz kalan insanları izledim.
ve bir kez daha anladım ki cahillik değil insan olamamak çok kötüymüş büyük yaraymış...

23 Nisan 2013 Salı

Üzgünken yapman gerekenler


Atam.....


Küçük hanımlar, küçük beyler!
Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı, bir mutluluk parıltısısınız!
Memleketi asıl aydınlığa boğacak sizsiniz.
Kendinizin ne kadar mühim, kıymetli olduğunuzu düşünerek ona göre çalışınız.
Sizlerden çok şeyler bekliyoruz; kızlar, çocuklar!




                                     

17 Nisan 2013 Çarşamba

Siz hiç...

Siz hiç haksızlığa uğradığınızı bile bile sessizliğe gömülüp ağladınız mı?

16 Nisan 2013 Salı

görme meselesi

her gördüğümüze inanmalı mı?
herkes şeffaf mı?
söylediklerinin ne kadarı doğru?

14 Nisan 2013 Pazar

yo kardo bu böyle olmaz

Olma mı?
Olmaz dabi,
gitsem böyle ege'de falan küçük bir kasabaya,
1 hafta teyzelerle amcalarla sohbet etsem,
sadece ege'nin havasını içime çeksem,
yanımda kitaplarım olsa,
bir ağacın gölgesine geçip okusam kitabımı,
yöresel yemekler yesem,
oranın genç kızlarıyla konuşsam
bana hayallerinden bahsetseler...
ege içimde ukdedir....
hangi şehir olduğu fark etmez,
sahil kasabası olsun yeter,
insanları konuşurken şiveleri akıp gitsin...
gidiversem,
oraları görüversem...
ahh ege ahh

12 Nisan 2013 Cuma

deli gibi dolaşıyorum

tam olarak kullanabileceğim tabir bu
şu iki hafta içinde Afyon, Konya deli gibi döndüm durdum,
bir sürü plan yaptım...
şunu anladım ki, ya da şöyle söyleyeyim şu son zamanlarda okuduğum kitaplar bana bu gerçeği çokça hatırlattılar "HAYAT ÇOK KISA